Güroymak Gezi Rehberi

Şeyh Abdurrahman Tağı
Görseller İçin Tıklayınız.!!!

 

Abdurrahmân Taği (K.S.) 

1831 senesinde Şirvân’da doğdu. Babası, Molla Mahmûd Efendi, annesi Seyyid Molla Muhammed Efendinin kızı Meyâsin Hanımdır Asîl ve temiz bir âileden gelen Abdurrahmân Tâgî’nin babası Molla Mahmûd Efendi kemâlât, olgunluklar sâhibi, ilmiyle amel eden, Peygamber efendimiz(sav)’in yüce sünnetine uymakta titizlik gösteren sâlih biri idi. Hazret-i Hüseyin(ra) efendimizin soyundan gelen ve seyyide olan annesi Meyâsin Hanım da sâliha bir kadındı.


Abdurrahmân Tâgî(ks) hakkında anne ve babası; “Cenâb-ı Allah’ın bize lutfettiği bu çocuk başka çocuklara benzemez. Bunun maddî bakımdan ziyâde mânevî yönden yetişmesine ihtimâm göstermeliyiz!” diyerek îtinâ gösterdiler.


Dedesi Molla Muhammed(ks) “Bizim âilemizin ilmi, irsî olarak dededen oğula devâm eder. Halbuki benim oğullarımdan hiçbirisi bendeki ilmi taleb etmedi. İlmime vâris, mirasçı olacak sen varsın.” derdi.



Babasından Arapça gramer ilmini öğrendi, daha sonra Molla Abdüssamed(ks), ardından Molla Ziyâüddîn Arvâsî’nin(ks) yanına giderek ilim öğrendi.

Bu arada çevredeki diğer âlimlerden fıkıh, tefsîr, hadîs gibi dînî ilimleri tahsil etti.

 

Okuduğu hocalardan icâzet, alarak Ispahart’taki medresede ders vermeye ve talebe yetiştirmeye başladı.


Kendisine bulunduğu nâhiyenin müdürlüğü, kâdılığı ve müderrisliği verildiği hâlde bunlara iltifât etmedi.


Seyyid Sıbgatullah Arvâsî(ks) hazretleri onu talebeliğe kabûl ederek himâye ve tasarrufu altına aldı.
 


Hocasının emri üzerine iki yıl müddetle Ispahart kâdılığı vazifesini yürüttü.Hacdan dönünce, Bitlis vilâyetine bağlı Nurşîn nâhiyesinde yerleşerek irşâd vazîfesine devâm etti.

 


Abdurrahman Taği(ks), yaklaşık yirmi yıl kaldığı Nurşin’de, insanları Hakk’a davet etmek için büyük bir gayret gösterdi.
Vefatından evvel ağır bir hastalık geçirdi. Buna rağmen hiçbir sünnet namazını ihmal etmeden hepsini ayakta kıldı. Gece ibadetlerini de ihmal etmedi.

 

1886 senesinde 55 yaşında iken Bitlis vilâyetine bağlı Nurşîn ilçesinde vefât etti.

Kabri Nurşîn’dedir.
 
 

Kalender Baba Türbesi
Görseller İçin Tıklayınız!!!

 

Kalender baba kümbeti mezarlık alanı içinde olup vakıflar genel müdürlüğünce kurul kararı doğrultusunda onarılmıştır. Ahlat taşından inşa edilen kümbet iki katlıdır. Alt katında cenazelik kısmı olup bu kısım kare planlıdır. Kare olan alt kaide köşelerde, yukarı doğru köşe pahları ile silindirik gövdelerle birleşmektedir. Kümbetin kapısı kuzey cephesinde olup gövde bölümünde yer almaktadır. Gövdeye çıkışı iki yönden çıkılan taş merdivenle sağlanmaktadır.

 

Kümbetin batı ve güney cephelerinde birer pencere bulunmaktadır. Pencerelerin içi mukarnaslarla süslenmiştir.

 

Gövdenin dış yüzeyindeki etek silmesi işlemeli olup 12 gendir. Bu silmenin üstünden silindirik gövde yükselmektedir. Kümbetin gövde ve cenazelik kısmının iç yüzeyleri de silindiriktir.

 

Gövdenin dışardan üstleri yarım daire ve düğümle kapanan 12 adet çerçeve yer almaktadır. Bu çerçeveler arasında düşey olarak yükselen geometrik desenli süslemeler bulunmaktadır. Sıra gövde üstünde aynı desenli yatay bir bilezik ile çevrilmiştir. Kümbetin çevresinde doğal su kaynağı ve mezarlıkla bir bütünlük oluşturmaktadır.
 

Nemrut Gölü
Görseller İçin Tıklayınız.!!!

 

Nemrut Gölü, Türkiye'nin en büyük krater gölü olup, adını MÖ 2100'de yaşamış Babil Hükümdarı Nemrut'tan almıştır.

 

Nemrut Gölü, Van Gölü havzasının batısında, Bitlis ilinin Tatvan, Ahlat ve Güroymak ilçeleri arasında yer almaktadır.

 

Nemrut'ta patlamalar sonucunda oluşan kraterin ağız genişliği 48 km2, taban genişliği 36 km² dir. Nemrut kalderasında deniz seviyesinde 2.247 m yükseklikteki krater alanı içinde ikisi büyük toplam 5 tane göl bulunmaktadır. Derinliği ortalama 100 m ve en derin noktası 155 m'dir. Göl çevresindeki sıcak sular ve kaplıcalar volkanik faaliyetlerin son izleridir. Kar ve kaynak sularıyla beslenen ve yer yer derinleşen Nemrut Gölünün suları soğuk ve tatlıdır.

 

Su örneklerinin analizi berrak, renksiz, kokusuz ve normal içme suyu lezzetinde olduğunu göstermiştir. Suyu, radyoaktivite açısından, normal sınırlardadır. pH asitlik derecesi 7.4 ile hafif alkalidir. Nitoplankton bakımından oldukça zengin olan Nemrut Gölü'nde 1986 yılında az sayıda bırakılan aynalı sazan balığı, kısa sürede çoğalmış ve balıkçılık yapılabilecek seviyeye gelmiştir.

 

Burada farklı bölgelere ait bitkilerin bir arada yaşamaya devam etmesi, göl seviyelerinin hemen hemen sabit kalması, yağış ve buharlaşma dengesinin kurulmuş olması, buranın bir mikroklimaya sahip olduğunu göstermektedir.
 

Güroymak Tarihi
Görseller İçin Tıklayınız.!!!

 

Önceleri Çukur adı verilen ve daha sonra Norşin adını alan, büyüyerek Güroymak İlçesine dönüştüğü bilinmektedir. Bölgenin genel tarihinden anlaşılan, ilçenin bulunduğu toprakların Hititler, Urartular, Persler, Makedonya Krallığı, Selefke Krallığı, Nesati Devleti, Roma İmparatorluğu, Mervaniler, Dilmaçoğlu Beyliği, Sökmeniler Beyliği, Şerefhanlar, Osmanlılar ve Rusların ve tekrar Osmanlıların elinde kaldığıdır.

 

Güroymak İlçesi 04.07.1987 gün ve 19507 Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan19.06.1987 gün ve 3392 sayılı kanunla resmiyet ve ilk İlçe Kaymakamının 14.10.1988 tarihinde göreve başlamasıyla İlçe olmuştur. 

 


Güroymak Kalender Baba Kümbeti: Bitlis – Muş yolu üzerindeki Güroymak ilçesindeki Selçuklu mezarlığında bulunmaktadır. Aynı mezarlık içinde bulunan iki kümbetten kitabeli ve büyük olanıdır. Bütün Selçuklu kümbetlerinde olduğu gibi iki katlı olarak yapılmıştır. Eserin ikinci katında iki taraflı on bir basamak merdivenle çıkılmakta olup, yine bir basamak yüksekliğindeki eşiği müteakip bir kapı ile mekana girilmektedir.

 


Güroymak’a 10 km. mesafedeki Aşağı Kolbaşı köyünün güney yönünde geniş bir alana yapılan kırmızı şehitlik mezarlığında 13.-14. yüzyıllara ait mezarlıkların çoğu iki şahideli ve sandukalıdır. Sivri kemerli nişler, kandil, hançer ve kılıç motiflerinin görüldüğü şahidelerde kitabeler kazıma yolu ile yapılmıştır. İlçe merkezinde bulunan Kümbet ve Selçuklu mezarlığından, daha önce ovada 11-12. yüzyılda bir yerleşim olduğu anlaşılmaktadır. Aşağıkolbaşı, Kuştaşı ve Budaklı Köylerinde Selçuklu mezarlarına rastlanılmaktadır. 


Yöre, tarihi İpek Yolu üzerinde olup, değişik uygarlıklara ait izleri bünyesinde barındırmaktadır. Başta Güroymak, Kümbet mahallesinde bulunan Selçuklu dönemine ait Kalender baba Türbesi yanı sıra, Aşağıkolbaşı, Yukarıkolbaşı, Kaleli köyünde Selçuklu dönemine ait mezar taşları ve bunların yanında türbeler bulunmaktadır. Değirmen köyünde bulunan kilise gizli bölme mağaraların geçmiş tarih dönemlerinde hiristiyan mezhebine tabi kavimlerin yaşayışlarını ortaya koymaktadır.

 

Birçok tarihi kalıntının ve geçmişe dair izlerin korunmaması nedeniyle yok olduğu ve halen var olanlarında yok olma aşamasına geldiği tespit edilmiştir. Kaleli köyündeki Babir-i Kal türbesi ve ilçe merkezinde bulunan Şeyh Ahmed ve Şeyh Abdurrahman Dağı Türbeleri islam uygarlığı dönemine ait şahsiyetlere ev sahipliğini yaptığını ortaya koymaktadır.

 

Budaklı Kaplıcası
Görseller İçin Tıklayınız.!!!

 

Budaklı Kaplıcası ilçemiz merkezine 7 kilometre uzaklıkta yer almaktadır. Ana kaynağı Nemrut Krater Gölü olan Budaklı Kaplıcası; romatizma, bel ağrıları ve tansiyon gibi hastalıklara şifa olduğu bilinmektedir. Yaklaşık 40 derece sıcaklıktaki kaplıca suyu yaz aylarında yerli ve yabancı turistler tarafından oldukça fazla şekilde ilgi görmektedir. Buraya gelen turistler özellikle fotoğraf çekerek anılarını ölümsüz hale getirmektedirler.
 
Budaklı Kaplıcası yılın 12 ayında da ziyaretçilerini ağırlarken, eksi 10 derecede kaplıcaya girenler şifa arıyor. Kış aylarında eksi 20 dereceleri bulan Sibirya soğuklarında bile sıcaklığı 45-50 dereceyi bulan ve romatizma, solunum, sinir sistemi, sindirim sistemi, böbrek, idrar yolları ve böbrek taşı ile metabolizma bozuklukları gibi hastalıklara iyi geldiği belirtilen Budaklı Kaplıcası, kış ortasında yüzme keyfi yaşamak isteyenlerin ve şifa arayanların akınına uğruyor.